ERROR
Please pick only one post size.

Tırnak İzi Mezarlığı

tıpkı sırtındaki o tırnak izleri gibi,
görünmeyen yerlerindeydim hayatının.

ben,
o izlerin oluşturduğu yollara bastım adımımı.
o yollar,
başı yere eğilmiş fakat,
ayakları gökyüzüne sarkan çivilerle
bezeli…

sırtındaki izlerde yürüdüm ve,
öptüm, senin çağlayan toprağını.
on kişilik kazı çalışma ekibinden değildim belki…
hiçbir ekibin,
narin olmamıştı bu kadar elleri.

-Safirya

Bu küçük kızla ne kadar da benziyoruz; bize yalnız doğa sahip çıkıyor ve saçlarımız dalgalı. Kedimiz de eksik değil yanımızdan. Cemil Meriç’i saygıyla anarak “İnsanlar kötüydü, tabiata sığındım” diyorum, affına da sığınarak.

Bu küçük kızla ne kadar da benziyoruz; bize yalnız doğa sahip çıkıyor ve saçlarımız dalgalı. Kedimiz de eksik değil yanımızdan. Cemil Meriç’i saygıyla anarak “İnsanlar kötüydü, tabiata sığındım” diyorum, affına da sığınarak.

Af Çıkma Günü

ah bu şömine olmasaydı?
etrafa mı dağılacaktı laçka esirler?
onlar ki önce göğüs kafesinde,
sonra kilitli bir defterde mahkum edildiler.

kalem ne yazdığından bilgisiz
kağıt ne yazıldığından,
dökülenler zaten biçare…
kızıl su damlacıklarında idama mecburlar.

mürekkeplerin dedikodusu bitmez;
her şey çıkar bir rivayete.
serzeniş içerisindedir gardiyanlar, hükümlüler.
hükümdar ise ne yaptığından bihaber.

bu yurtta çoktan elden gitmiştir asayiş,
kan ve toprak her yeri istila edici.
mecburiyet dayatılır , emirdir ölüm,
zaten onlar bir son için geldiler.

02.12.13
-Safirya

Aldıkça ele gamzeleri sâz-ı mahabbet
Dünyâyı tutar nağme-i şehnâz-ı mahabbet


((Sevgilinin) gamzeleri (süzgün yan bakışları) muhabbet (aşk) sazını ele aldıkça,
Aşkın şehnaz makamındaki nağmesi bütün dünyayı kaplar.)


-Nef’i

Şüpheli Metin

İnsanlar yüzünden zamanımızı bile ‘doğru’ , ‘yanlış’ diye ayırır olduk. Yalnızca insanız diye, yani yalnızca tabiri caizse “bok sürdürmeyelim” diye insanoğluna, insan dışındaki her şeye bulaştırıp sıvadık.

Onlar yüzünden bir şehre parmaklıklar ördük; denizlerin (yani suların) dolduğu kaba göre şekil alması kuralını bozduk, onlar yüzünden bazı günleri 365’ten çıkardık; dünyanın dönüşüne bile karıştık. Ateşi bile yakmayı başarıp, donduk kalan soğukta. Yani tükettik, lavlarını bizim sevgimizle besleyen o büyük volkan dağını. Onlar yüzünden kendimizden şüphe ettik, hatta şüphe o kadar bıktı ki o bizi bizden etti; gene de vazgeçemedik insanlardan. Onlar yüzünden, biriktirdiğimiz kirpiklerimiz savrulup gitti. (Bir üflemeleriyle) Sanki çok özgür gibi bu iskeletin, iskelet yetmiyormuş gibi bir de derinin altında olmamız; onlar yüzünden dokunuşlara hapis olduk bir de. Biyolojide insan vücuduna, bir katman da biz ekledik. “Dünya küçük” derler, hayır “büyüktür dünya.” Ama coğrafyaya da karıştık ve onlar yüzünden sığamadık bu gezegene.

Sonra dil anlatım dersinde, anlatım bozukluğu konusunu çıkardılar ve “yanlış kelime kullanımı” adı altında, “yüzünden” ve “sayesinde” kelimelerini doğru kullanın diye uyardılar. Biz de insanoğluna hiçbir şey sürdürmeyecektik ya, sevindik bu kullanıma.

Güldük, ağlanacak halimize.


-Safirya

Sahtelikleriniz Üzerine

ademorenas:

Simülasyon bir dünya içerisindeyiz…

Televizyonlardan ve sinemalardan gördüğünüz şeyleri taklit ederek kendinizce “büyük aşklar” yaşıyorsunuz, her bir öpüşünüz sahte…

Hayatın gerçekliği beklentilerinizle uyuşmadığında hayali bir dünya yaratıp kendinizi kandırıyorsunuz, o takındığınız pozlar,…

Göğsümün kafesinde bir yerlere sokuyorum Si Bemol’ü, içim deniz mavisi.
Kim taktı saatin yelkovanına bu püfür yelkenleri?


-Ferhan Şensoy

Yat kurban ol İsmail’ce,
Bıçak senden incinmesin.
-Abdürrahim Karakoç
Erosen


Yaydan çıkan her okun,
can yaktığını düşünürdüm;
Aldanmışım.

Çünkü güldün,
ve üflediğimiz hindibalar gibi savruldu,
dudaklarının kenarından billurlar…

Yaydan çıkan her okun,
can yaktığını düşünürdüm.

Doğru,
doğru düşünmüşüm.



-Safirya

Erosen


Yaydan çıkan her okun,
can yaktığını düşünürdüm;
Aldanmışım.

Çünkü güldün,
ve üflediğimiz hindibalar gibi savruldu,
dudaklarının kenarından billurlar…

Yaydan çıkan her okun,
can yaktığını düşünürdüm.

Doğru,
doğru düşünmüşüm.

-Safirya

En Büyük Sorunumuz 


Bir ölü,
katil olabilir mi ikinci yaşamında?
Eğer çok perde yürekliyse o ölü,
rahatça asabilir,
alınmayan nefeslerin üzerine, kornişleri.
Mezarında dahi olsa,
kahverengi bir güneşlik çeker gökyüzüne.
Bu hareket,
mezardakine mi cezadır?
Solmuş papatyalara mı?
Yoksa ikisine de mi?
Peki bir ölü,
başa gelebilecek en kötü şeye sahipken,
niçin ceza yayar etrafına?

İnsan değil mi sonuçta,
ölü de olsa,
var işte bir diriliği. 





07.04.14

-Safirya

En Büyük Sorunumuz


Bir ölü,
katil olabilir mi ikinci yaşamında?
Eğer çok perde yürekliyse o ölü,
rahatça asabilir,
alınmayan nefeslerin üzerine, kornişleri.
Mezarında dahi olsa,
kahverengi bir güneşlik çeker gökyüzüne.
Bu hareket,
mezardakine mi cezadır?
Solmuş papatyalara mı?
Yoksa ikisine de mi?
Peki bir ölü,
başa gelebilecek en kötü şeye sahipken,
niçin ceza yayar etrafına?

İnsan değil mi sonuçta,
ölü de olsa,
var işte bir diriliği.

07.04.14

-Safirya

vitanica
themes